Kalpte Kısa Devrelerden Oluşan Çarpıntılara DikkatProf. Dr. Basri Amasyalı Oluşturuldu: 2018-11-09 08:45:35
Görüntü Sayısı: 1021

Kalpte Kısa Devrelerden Oluşan Çarpıntılara Dikkat

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalbe bağlı ölümlerin yarısında fazlasının ritim bozukluklarına bağlı geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Basri Amasyalı, "Kalp normalde mükemmelbir elektrik sistemi sayesinde vücudun gereksinimlerine göre günde 100 bin defa ritmik bir şekilde çalışmaktadır." Bazı sebeplerden dolayı kalbin bu ritmik çalışması bozulmaktadır.

Kalpte Kısa Devrelerden Oluşan Çarpıntılara Dikkat

Altta yatan sebebe bağlı olarak da gelişen bu ritim bozukluğu hayati öneme sahip olabilmektedir. Kalbimizin ana görevi içerisinde bulundurduğu kanı pompalamaktır. Bu işlevin düzenli bir şekilde yerine getiriebilmesi için hiç şüphesiz ki düzenli bir komutun alınması gerekmektedir. Bu komutun çıkış yeri sağ kulakçıktadır ve adına Sinüs Düğümü denmektedir. Sinüs Düğümü vücudun anlık nabız ihtiyacını karşılamak amacıyla karmaşık bir sinir ağı ile birlikte çalışmaktadır. Vücudumuzun ihtiyacına göre nabız sayımız sürekli değişkenlik göstermekte olup normalde istirahat halinde olan bir kimsede dakikada 60 ila 90-100 arasıdır.

Ritim bozukluğuna yol açan en sık sebep kalpte oluşan kısa devrelerdir. Çoğu çarpıntı atakları aniden başlamakta ve bir süre devam ettikten sonra kendiliğinden sonlanmaktadır. Hasta hekimin karşısına geldiğinde de çoğu zaman çarpıntı atakları sonlandığından hiçbir şey bulunamamaktadır.

Bu sebepten dolayı da çarpıntı ya da ritim bozukluğu olan hastalar bazı durumlarda panik atak hastalığı şeklinde değerlendirilmekte ve hastalara gereksiz tedaviler verilmektedir. Daha da önemlisi panik atak tedavisi amacıyla verilen ilaçların bir kısmı da ilave ritim bozukluğuna yol açabilmekte ve hastalar eskisinden daha da kötü noktaya gelebilmektedir. Ritim bozukluklarının hem tanısı hem de tedavisi amacıyla Elektrofizyolojik çalışma ya da kısaca EPS denilen tetkit yapılmakta ve çoğu ritim bozuklukları ablasyon tedavisi ile de tamamen ortadan kaldırılabilmektedir" diye konuştur.

İHS HABER AJANSI


Bu yazı Prof. Dr. Basri Amasyalı tarafından yazıldı ve 1021 kere izlendi.


Yorumlar

Yükleniyor...


İlgili Makaleler