Elektrofizyolojik Çalışma (EPS)

    Elektrofizyolojik Çalışma (EPS) 

    “EPS” ya da “EFÇ” olarak bilinen elektrofizyolojik çalışma, kalpteki ritim ve iletim bozukluklarını teşhis etmek amacıyla yapılan bir işlemdir. Kalpteki ritim bozukluklarını teşhis etmek için ilk tercih edilen yöntemler EKG ve Holter’dir. Ancak çeşitli nedenlerle bu tetkiklerden yeterli sonuç elde edilemezse elektrofizyolojik çalışma yapılabilir. Zaten aniden başlayan ve 5-10 dk sonra sonlanan ve hergün tekrar etmeyen çarpıntıları EKG ya da Holter’de tespit edebilmek ya da yakalayabilmek nerdeyse imkansızdır. İşte tam bu sırada Elektrofizyolojik çalışma devreye girmektedir. Diğer taraftan bazı ritim bozukluğu bulunan hastalarda istirahat halinde ya da çarpıntı anında çekilen EKG’de ritim bozukluğu görülebilir. Bu gibi durumlarda, ritim bozukluğun mekanizmasını daha iyi anlamak ve daha etkin bir tedavi planlamak amacıyla da EPS yapılabilir. EPS genellikle hafif bir sedasyon (yüzeysel uyku) halinde yapılan, ağrısız bir işlemdir. Bazı hastalarda sedasyona bile gerek yoktur. Elektrofizyolojik çalışma (EPS) ve fiyatları hakkında daha detaylı bilgi almak için Prof. Dr. Basri Amasyalı’nın Ankara’daki kliniği ile iletişime geçebilirsiniz.

    Elektrofizyolojik Çalışma (EPS) Nedir?

    Elektrofizyolojik çalışma, tanı amacıyla yapılan, girişimsel bir tetkiktir. Kalp, görevi kan pompalamak olan ve büyük kısmı kastan oluşan bir organdır. Bu organı kabaca 2 kulakçık ve 2 karıncık oluşturur. Bu kulakçık ve karıncıklar arasında da toplam olarak 4 adet kapakçık vardır. Bu 4 odacığın saliseler ile tarif edilen zamanlama ile ahenkli ve düzgün bir şekilde çalışabilmesi için sürekli olarak çok hassas komutların gelmesi gerekir.

    Kalbe komut veren noktaya tıp dilinde “sinüs düğümü” denir. Sinüs düğümü; kalbin sağ kulakçığında yer alır. Bu bölge, kompleks bir sinir ağı ile birlikte çalışarak kalbe hassas elektrik sinyalleri gönderir. Kalp adeta mısır püskülü gibi kendisini saran bu kusursuz elektrik sistemi sayesinde, vücudun oksijen ihtiyacını karşılamak üzere içinde bulundurduğu kanı dakikada belli bir hızda vücudumuza gönderir. Ancak bu elektrik sisteminde herhangi bir sorun olduğunda, yaşam kalitesini düşüren, hatta bazen ölümcül sonuçları olabilen ciddi ritim bozuklukları ortaya çıkar. Elektrofizyolojik çalışma, kalbin elektrik sistemini ve bu sistemden kaynaklanan ritim ile ilgili sorunların detaylı olarak incelenmesini sağlayan bir girişimsel tetkiktir.

    Elektrofizyolojik Çalışma Neden Yapılır?

    Elektrofizyolojik çalışma, birçok nedenle yapılabilir. Genel anlamda, elektrofizyolojik çalışmanın amacı kalpteki ritim ve iletim sorunlarını incelemektir diyebiliriz. Bu sorunlara yakından bakacak olursak;

    Kalp Aritmileri: Aritmi, kalbin normalden yavaş ya da hızlı çalışması durumudur. Sık olarak çarpıntıya neden olan ve elektrofizyolojik çalışma ile incelenen aritmileri şöyle sıralayabiliriz:

    1. AVNRT (Artioventriküler Nodal Reentrant Taşikardi): Atrioventriküler düğümün içinde bulunduğu bir çarpıntı türüdür.
    2. Wolff Parkinson White Sendromu: Atrioventriküler düğüm dışında, kulakçık ve karıncıkları birbirine bağlayan yollar nedeniyle ortaya çıkan bir çarpıntı rahatsızlığıdır. Kalp normalde izlemesi gereken yol yerine sürekli kestirme yolları takip eder. Bu nedenden dolayı da taşikardi nöbetleri ortaya çıkar.
    3. Atrial Taşikardi ve Atrial Fibrilasyon: Kalp kulakçıklarında bir veya birden fazla noktadan çıkan, düzensiz hıza sahip olabilen çarpıntı türüdür.
    4. Ventriküler Taşikardi: Kalbin karıncıklarından bir noktadan çıkan çarpıntı türüdür.

    Kalbin Düşük Hızda Çalışmasından Kaynaklanan Sorunlar: 

    1. Sinüs Düğümü Disfonksiyonu (Hasta Sinüs Düğümü): Sinüs düğümünün düzenli ve yeterli miktarda çalışmaması durumu. Genellikle aritmiye ya da nabzın yavaşlamasına neden olur.
    2. Atrioventriküler (AV) Bloklar: Kalbin kulakçıkları ile karıncıklarını birleştiren yapıda meydana gelen sorunlardır. Kalbin yavaşlamasına neden olur.

    Bayılma (Senkop): Bayılma, eğer kalp ile ilgili sorunlardan kaynaklanıyorsa mutlaka kalbin ritim ve iletim işlevlerinin kontrol edilmesi gerekir. Bu nedenle elektrofizyolojik çalışma yapılması gerekebilir. 

    Elektrofizyolojik Çalışma Nasıl Yapılır?

    Elektrofizyolojik çalışma, hafif uyku dediğimiz “sedasyon” ile yapılır. İşlem koroner anjiyografiye benzer. Ancak amaç ve işlev olarak tamamen farklı bir uygulamadır. Sağ ya da sol kasık bölgesinden kalbe ulaşılarak kalbin işlevinin izlenmesi amaçlanır. Kalbe iletilen 2 – 3 mm kalınlığındaki kablolar ile kalbin ritim ve iletim sistemi incelenir. Gerekli durumlarda, elektrodlar yardımı ile kalbe elektriksel uyarılar verilerek daha detaylı inceleme yapılır.

    Elektrofizyolojik çalışma ağrılı bir işlem değildir. Yalnızca kasık bölgesinden yapılan anestezi sırasında hafif bir acı hissedilir. Eğer hasta çok huzursuzsa, psikolojik açıdan hastayı yormamak adına derin sedasyon altında (derin uyku) da yapılabilir. Eğer ablasyon yapılmaz ise işlemden 3-4 saat sonra hasta evine gönderilir.

    (Resimde EPS işlemi yapılan bir hastada kasık bölgesindeki damarlar yoluya 1-2 mm kalınlığında elektrot adı verilen 3 adet kablonun kalbe ilerletilmiş halini görmektesiniz. EPS’lerde çarpıntının ya da altta yatan sorunun boyutuna göre her vakada 2 ila 4 elektrot kullanılmaktadır. Bu elektrotlar resimde de görüldüğü gibi kalbin kulakçık ve karıncıktan oluşan farklı noktalarına yerleştirilmekte ve bu elektrotlar yoluyla kalbin üretmiş olduğu elektrik sinyalleri bir bilgisayar ekranına aktarılmaktadır.)

    (Resimde gördüğünüz bilgisayar ekranında kalbin odacıklarına yerleştirilen elektrotlar yoluyla kalbin ürettiği elektrik sinyallerinin kaydını görmektesiniz. Yeşil, kırmızı ve mavi renkle kodlanan bu kayıtlar kalpte 3 farklı yere yerleştirilen elektrotlardan elde edilmiştir.)

    Elektrofizyolojik Çalışmanın Riskleri Var mı?

    Tüm girişimsel işlemlerde olduğu gibi elektrofizyolojik çalışmanın da enfeksiyon, kasıkta kanama vs. gibi nadir görülen riskleri vardır. Ancak bunlar son derece seyrek görülür ve hayati riskler değildir.

    Ankara’da elektrofizyolojik çalışma ve fiyatları hakkında daha detaylı bilgi almak isterseniz Prof. Dr. Basri Amasyalı’nın kliniğini arayabilir ve randevu alabilirsiniz.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi