Atriyal Fibrilasyon

    Atriyal Fibrilasyon

    Tıp dilinde “Taşikardi” olarak da bilinen kalp çarpıntısı, pek çok insanın, hayatında en az bir kere yaşadığı bir durumdur. Kalp çarpıntısı; stres, egzersiz sonrası aşırı heyecanlanma gibi durumlarda vücudumuzun verdiği doğal bir tepkidir. Ancak bazı durumlarda, kalpte ritim bozukluğu; fizyolojik bir tepki değil, patolojik bir rahatsızlık olarak ortaya çıkar. “Atriyal Fibrilasyon” (AF) adını verdiğimiz rahatsızlık da bunlardan biridir. En sık görülen kalp ritim bozukluklarından biri olan atriyal fibrilasyonun görülme sıklığı yaşla birlikte artar. Ancak son yıllarda artan kalp ve damar hastalığı sıklığından dolayı genç bireylerde de sık olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk başlangıç aşamasında kimi zaman 1-2 saat içinde kendiliğinden geçen bir rahatsızlık olsa da mutlaka üzerine düşülmelidir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde AF atakları daha sık ve uzun sürmeye başlar. AF her yaş grubunda ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle yaşlı bireylerde ek kalp sorunu olan hastalarda kalp sağlığını korumak ve hayati riskleri en aza indirmek adına mutlaka yakından takip edilmesi gereken bir durumdur. Atriyal fibrilasyon ve diğer taşikardi türleri hakkında detaylı bilgi için Prof. Dr. Basri Amasyalı ile iletişime geçebilirsiniz.

    Atriyal Fibrilasyon (AF) Nedir?

    Atriyal fibrilasyon, kalbin kulakçıklarından kaynaklanan bir kalp ritim bozukluğu hastalığıdır. Kalp ritim bozuklukları arasında en yaygın olanlardan biridir diyebiliriz. Görülme sıklığı yaşla birlikte artar ve 70-80’li yaşlarda insanların %5-10’nunda bulunur. Atriyal fibrilasyon hastalığında, kalbin sağlıklı ve belli bir düzende çalışmasını sağlayan uyarılarda düzensizleşme söz konusudur. Normal bir insan kalbinde, sağ kulakçıkta üretilen elektriksel sinyaller, kalbin her iki odacığına eşit ve belli bir düzen içinde yayılır ve oradan da karıncığa iletilir. Kalbin kulakçıklarına tıp dilinde “atriyum” denir. AF hastalarında ise elektriksel iletilerin kulakçıklar içinde belli bir düzende iletilmesinde sorun olur ve özellikle sol kulakçıkta birbirinden bağımsız onlarca yüzlerce kısa devre oluşur. Bu kısa devrelerin oluştuğu yerler AF’nin kaynaklandığı sorunlu bölgelerdir. Buralara kısaca aritmi odağı ya da AF’ye yol açan odaklar denir. Onlarca ya da yüzlerce farklı odaklardan çıkan artmış sayıdaki uyarılar (bunlar dakikada 300 – 600 atım hızı düzeylerindedir) birbirleri ile yarışır ve çarpışırlar ve sonuçta kulakçıklarda karmakarışık düzensiz bir ritim oluşur. Neyse ki bu uyarıların tamamı kalbin karıncıklarına ilerletilmiyor. Düşünün kulakçıklarda dakikada 300-600 hızda olan hızlı ritim aynen karıncıklara ilerleseydi ne olur du? Maalesef hayat son bulurdu. Karıncıklar kasılacak vakit bulamayacağı için sadece titreşim şeklinde hareket yapardı ve nabız ile tansiyon sıfırlardı ve hayat 30 saniye içinde biterdi. Neyse ki burada kalbimizin karıncıklarını adeta sigorta gibi kontrol eden bir mekanizma devreye giriyor. Bu sigorta görevini üstlenen yapıya tip dilinde “AV nod” denir. Bu AV nod bölgesi karıncıklar ile kulakçıkların tam birleşim yerinde kalbin merkezinde bulunur ve karıncıklara geçen uyarının hızını kontrol eder. AV nodun en fazla izin verdiği uyarı hızı dakikada 150-200 arasıdır. Yani karıncıklarımız AF sırasında en fazla dakikada 150-200 atar ve dolayısıyla nabzımız en fazla 200’e kadar çıkabilir. Bu rakam da hayatı tehdit etmez ya da en azından kişiye tıbbi müdahale şansı verecek kadar zaman kazandırır. Normalde sağlıklı bir insan kalbinde dakikadaki atım hızı istirahat döneminde 60 ile 100 arasındadır. Dolayısıyla AF hastası bir kişi, ortada herhangi bir uyaran olmamasına rağmen, sık olarak yoğun ve düzensiz olan bir kalp çarpıntısı hisseder. Düzensiz çarpıntıdan söylemek istediğim kalbin ritminde atımdan atıma belli bir düzenin olmamasıdır. Hastalar bunu bazen tam tersine kalbin zaman zaman hızlanıp sonra da aniden nabzım duruyor gibi hissediyorum şeklinde ifade ederler.

    Atriyal Fibrilasyonun Riskleri Nelerdir?

    Atriyal fibrilasyon genellikle yaşlılarda görülen bir rahatsızlık olmasına rağmen, herhangi bir kalp hastalığı olmayan, genç bireylerde de ortaya çıkabilir. Atriyal fibrilasyon, özellikle yaşlı bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Gençler, AF’nin etkisini daha az hissederken, çarpıntılar yaşlıların sağlığı için ciddi riskler oluşturabilmektedir. Atriyal fibrilasyonun neden olduğu başlıca sağlık sorunları;

    • Atriyal fibrilasyon tedavi edilmediğinde kalp büyümesi ya da kalp yetmezliğine neden olabilir.
    • Atriyal fibrilasyon, yaşlı bireylerde, kalbe bağlı inme (felç) geçirme olasılığını ciddi ölçüde artırmaktadır. AF hastalarında, beyne pıhtı atma ihtimali, sağlıklı bir insana göre oldukça fazladır. Beyne atan pıhtı ise inmeye neden olabilmektedir. Bu nedenle atriyal fibrilasyon, her yaş grubunda, felç riski yaratan önemli bir hastalık olarak kabul edilmektedir.
    • AF rahatsızlığına sahip kişilerde, kalbin pompalama gücü azalabilir. Bu da kalbin işlevini tam olarak yerine getirememesine neden olabilir. Eğer atriyal fibrilasyon tedavi edilmeden, uzun yıllar boyunca devam ederse kalbi zayıflatabilir ve kalp yetmezliğine neden olabilir.

    Atriyal Fibrilasyon (AF) Belirtileri Nelerdir?

    Atriyal fibrilasyon, oldukça sık görülen bir ritim bozukluğu hastalığıdır. Yaşlı popülasyonda kalp çarpıntısı ve ritim bozukluğu şikâyeti ile hastanelere başvuran hastaların yaklaşık ⅓’ünü AF hastaları oluşturmaktadır. Hastalarda görülen en belirgin şikâyet kalp çarpıntısıdır. Ancak çarpıntıya bağlı olarak farklı fizyolojik tepkiler de ortaya çıkabilmektedir. Bunlar;

    • Nefes darlığı
    • Göğüs ağrısı
    • Çabuk yorulma
    • Baş dönmesi ve seyrek olarak da bayılmadır.

    Ankara Atriyal Fibrilasyon Tedavisi

    Atriyal fibrilasyon tedavisinde amaçlanan; kalbin normal atış hızını kazanması ve kalp hızının kontrol altında tutulmasıdır. Bunun için farklı tedavi yöntemleri tercih edilebilir. Bu noktada belirleyici olan; hastanın yaşı ve fizyolojik durumudur. AF hastalarının yaklaşık %75 – 80’i 65 yaş üzeri hastalardır. Bu nedenle hastaların diğer hastalıkları ve genel sağlık durumu da değerlendirilerek uygun olan tedavi planlanır.

    Ankara’da atriyal fibrilasyon tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak için kliniğimizle iletişime geçebilir ve randevu alabilirsiniz.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi