Koroner Arter Hastalığı 

    Koroner Arter Hastalığı Ankara

    Koroner arter hastalığı, tüm dünyada en yaygın görülen kalp hastalıklarının başında gelmektedir. Koroner damarlar, kalp kasını besleyen damarlardır. Bu damarlar kalp kasını çepeçevre sarar ve bu damarlarda meydana gelen daralma, tıkanıklık ya da diğer hastalıklar kalp kasının canlılığını yitirmesine ve ölmesine sebep olmaktadır. Bu durumda kanın kalpten sağlıklı bir şekilde vücuda pompalanmasında yetersizlik oluşur. Sonuç olarak çabuk yorulma ve vücudun yeterli oksijeni alamamasına bağlı şikâyetler ortaya çıkar. Tedavi edilmediği takdirde, koroner arter hastalığı iyice ilerleyerek, kalp kaslarının kalıcı hasar görmesine ve ciddi kalp hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olabilir. Koroner arter hastalığı ve tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için Prof. Dr. Basri Amasyalı’nın Ankara’daki kliniği ile iletişime geçebilir ve randevu alabilirsiniz.

    Koroner Arter Nedir?

    “Arter” kalp tarafından pompalanan temiz kanın vücuda taşınmasını sağlayan damarlardır. “Atardamar” olarak da bilinir. Aslında Koroner arterler, vücudumuzun en kalın damarı olan aort damarının ilk iki dalıdır. Kalbi kasını besleyen ve kalbin düzenli çalışabilmesi için hayati öneme haiz olan oksijeni kalp kaslarına taşıyan atardamarlardır. İki adet koroner arter vardır.  Biri “sağ koroner arter” adıyla anılır ve kalbin sağ karıncığını ve sol karıncığın arka ve alt taraflarını besler. Diğeri ise “sol ana koroner arter” adıyla tanımlanır ve sol karıncığın önemli bir bölümünü besler. Bu damar kendi içinde “sol ön inen arter” ve “sol circumflex” arter diye iki dala ayrılır. Koroner damarların tıkanması halinde kalp krizi dediğimiz durum gelişir. Sol ana koroner damar ve dallarından kaynaklanan kalp krizleri daha hayati öneme haizdir.

    Koroner Arter Hastalıkları Nelerdir?

    Vücudumuzdaki diğer damarlarda olduğu gibi koroner arterde de tıkanmalar ve daralmalar görülebilir. Sağlıklı bir insanda, koroner arterin iç yüzeyi temizdir. Kan damar içinden kolayca akar. Böylece kalp kası ihtiyacı olan oksijeni, yeterli miktarda alır ve bu kalp kası sayesinde akciğerlerden gelen temiz kan vücudumuza pompalanır. Vücut egzersiz ve hareket hâlindeyken de kalbin artan oksijen ve kan ihtiyacı yine bu koroner atardamarların gevşemesi ve daha çok miktarda kan akışına izin vermesi sayesinde karşılanır. Spor sırasında yapılan eforun derecesine göre koroner damarların çapları 2 katına kadar çıkabilmekte ve kalp debisi de sporcularda 6-7 katına kadar çıkabilmektedir.

    Eğer koroner arter damarlar sağlıklı olmazsa, vücut aktivite hâlindeyken kalbi besleyen koroner damarlar kalbin ihtiyacı olan oksijeni sağlamakta yetersi kalır. Bunun sonucunda kalp kası oksijensiz kalacağından yeterli güçte kasılamaz ve bu durumda kalp vücudumuzun ihtiyacı olan kanı yeterli düzeyde pompalayamaz. Adeta bir domino taşı gibi bir yerde sorun olunca, bu sorun ardı ardına kalpteki bütün fonksiyonlar sırası ile olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Kalp sağlığını tehdit eden koroner arter hastalıklarını aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz:

    Koroner Arterlerde Damar Sertleşmesi

    Koroner arter hastalığı riski bulunan bireylerde önce kan damarlarında sertleşme meydana gelir. Bu risk faktörlerine birazdan değineceğim. Aylar ve yıllar boyu kan damarları üzerinde olan bu olumsuz etkiler damarın sertleşme derecesinde belirgin ilerlemeler ve nihai olarak da damarın ciddi derecede daralmasına ya da bazen aniden tıkanmasına neden olur. Bu damar sertleşme alanlarında yoğun miktarda kolesterolden zengin plaklar bulunmaktadır. İşte kolesterolden zengin bu plakların ilerlemesi ile yaygın damar hastalığı meydana gelir. Bu plaklara tıp dilinde “atherosklerotik plak” denir.  Bu durum, koroner arter hastalıklarının başlangıç aşaması olarak kabul edilir.

    Koroner Arter Daralması

    Koroner arterlerdeki plakların hacminde oluşan artışlar ilerleyen yıllarda damar çapında belirgin daralmaya neden olur. Bu durumda damar içinde kan akışı giderek yavaşlar. Kalp kası, ihtiyacı olan oksijeni alamaz. Sonuçta, darlığın derecesine göre göğüste şiddetli ağrılar oluşur ve günlük hareketleri yapmak oldukça zorlaşabilir.

    Koroner Arter Tıkanması

    Koroner damarların aniden tıkanması olayıdır. Koroner damarların tamamen aniden tıkanması olayı kişinin kalp krizi geçirmesi olayıdır. Bu durumda tıp dilinde “miyokard enfarktüsü” denir.  Koroner damarın tıkanması damar içinde aniden oluşan bir pıhtıya bağlıdır. Bu pıhtı daha çok önemli bir koroner arter darlığına yol açmayan önceden oluşmuş plak üzerinde gelişir. Ancak nadiren de olsa başka yerde oluşmuş kan pıhtısının koroner damar içine girerek “emboli” dediğimiz olay nedeniyle de koroner damar aniden tıkanabilir.  Sonuçta koroner damarın beslediği kalp kasında oksijensiz kalma sonrası ciddi hasar oluşur.

    Koroner Arter Hastalığı Kimlerde Görülür?

    Koroner arter hastalıkları genelde 40 yaş ve üzeri kişilerde ortaya çıkar. Erkeklerde görülme olasılığı, kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır. Özellikle ailesinde koroner arter hastalık geçmişi olan kişiler, riskli grupta kabul edilir. Östrojen hormonunun, koroner hastalıklardan koruma görevi olduğu bilinmektedir. Bu nedenle koroner arter hastalık, kadınlarda menopoz döneminden sonra, daha sık görülmektedir.

    Koroner arter hastalığına neden olan risk faktörleri:

    Yaş, cinsiyet ve genetik faktörler dışında koroner arter hastalığının oluşmasındaki en büyük etken; yanlış beslenme biçimi ve zararlı alışkanlıklardır. Sigara, koroner arter hastalığının ortaya çıkmasında çok büyük bir tetikleyicidir. Aşırı yağlı beslenmek ve az hareketlilik de kolesterolün yükselmesine neden olur. Kolesterol yükseldikçe, koroner damarların içerisinde “atherosklerotik plak” dediğimiz yağ tabakası oluşma riski artar ve koroner damarlar zamanla tıkanabilir.

    Ankara Koroner Arter Hastalığı Tedavisi 

    Koroner arter hastalığı belirtileri; 

    • Çabuk yorulma
    • Hareketi kısıtlayan göğüs, sırt ve kol ağrıları
    • Nefes darlığı
    • Çarpıntı

    Göğüs ağrısı, koroner arter hastalığın en tipik belirtisidir. Bu belirtiler, uzun yıllar kendini göstermeyebilir. Özellikle spor yapmayan insanların son ana kadar hiçbir şikayeti olmaz. Ne yazık ki bu tip hastalarda koroner arter hastalığın ilk belirtisi kalp krizi olabilmektedir. Bu sebepten dolayı özellikle 35-40 yaşından sonra düzenli aralıklarla kalbimizi kontrol ettirmeliyiz.

    Hastanın bu şikâyetlerle doktora vurması halinde EKG ve diğer tetkikler ile koroner damarların detaylı bir şekilde incelenmesi gerekir (bakınız koroner anjiografi bölümüne). Yapılan incelemeler sonucunda hastalığın aşaması ve hasta öyküsü de dikkate alınarak uygun tedavi planlanır. Diyet, yaşam şeklinin değiştirilmesi, kötü alışkanlıklardan vazgeçme, düzenli egzersiz, ilaç tedavisi, anjio-stent işlemleri ve bazı hastalarda da açık kalp ameliyatı ile yapılan bypass operasyonları koroner arter hastalığının belli başlı tedavi aşamalarıdır. Koroner arter hastalığın tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için Ankara’daki kliniğimiz ile iletişime geçebilirsiniz.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi